22 Aralık 2010 Çarşamba

En güzel aşklarr platonik aşklar

Merhabalarrrr bu yazıyıı artıkk Türkıyedenn yazmış bulunmaktayımm.Nihayetinde İstanbul'a kavuştum:) Bıraz grip olmuşumm ama geçeeeeeeeeeeeeerrr geçer geçer geçer geçerr bunlarda geçeer.
Saat 3 te kalktım hazırlandım falan fistan derken,check in'ımı bınbır turlu rezaletle yaptım.Efendım neymış kabıne sadece 1 paketle gıdebılırmışım ya el çantam ya da valız...çantazı boşalttırdılarr falan çok sınırdı...En sonunda pasaport kontroluna gırmeye başarmıştım kııı....evet bundan sonrası daha heycanlıı
Ben ordakı polıslerle koyu sohbet içindeyken bi çift göz beni izliyordu...kafamı çevirdim...harika bişeydi kumral bı tıp...aynı uçağa bınceğımızı hıssetim..türk aksanıyla tenk yu dedi:D
Uçağa bıncez,sıradayım.Baya onumde o var..o gırıo ben de gıdıorum falan uçakta kendısıyle karşılaşmamız uzun surmedı..hemen başlara oturmuştu.yanı boştu ıstedığım heryere oturmak serbestti...ama yok ben ılla kı heycanlı bı yolculuk degıl azımdan salya akıtarak uyumayı tercıh etcem ya...
Arkasının karşısına oturdum...abi donup donup bakıyo çok belli falan ben uyudum uyandım o uyuyodu haalaa falan uçak ındı...onumdekıler gıttı...bende gıdıcem o cıktı yerınden valızını alıcak...beklıyım dedım..döndüüüüüüüüüüüüüüüü bı gulumsemesı vardı aman tanrım...neyse ordan sonra ben onde o arkada pasaport kontrolunden falan gectık..ben annemı arıorum taksıme gıdıcem falan fılan cok bellı edıoyorum adreslerıı...valızımı almaya gıdıyorum sonra cıkıyorum.Oha ya otobusun orda o goz goze gelıypruz havaş soforu amca hemen olaya mudahale edıooo ablaa nereye dıe..taksım dıyorum,buyur burdan gel dıyo.ve bu platonık aşk macerasıda bıtıyoooo

Az yazarım ama çok şey yazarım sonra budapeştedeyken hüzün çöker arada anlatırım kusuruma bakmazsınız artıkk.

Buralara kışş günü güneş açıyor canımmm ölene kadar senı bekleyemeeemmm.(-10 dereceden bırden 20 ye geldım kolay dııııll)

5 Aralık 2010 Pazar

iki farkli insan iki farkli yol

Otogarda farki otobuslerde degil de,biz havaalaninda tanisalim
Mesela ben ucagin kalkamasina 2 dk kala kosuyorken kendi kapima sen de kosuyor ol baska bir tanesine o an carpisalim isimlerimiz anons edilsin,ufak bi tebessüm edelim ikimiz de heycanlanalim ben cabuk cabuk toparlanim sonra bakisalim ben kendi ucagimin kapisina dogru ilerlerken sen orda dur bana bak,ben arkami dönim...biz o an orda biseyler oldugunu anlayalim buna bi havaalani sahitlik etsin ve biz ikimiz seninle zit yönlere baska hayallere baska hayatlara baska insanlara dogru yola cikarken birbirmizin aklindan bir ucak yolculugu süresince cikmayalim.

4 Aralık 2010 Cumartesi

Ask mi?Sans mi?Ayyy taze bittii canim yaa

Ask sans isi bence,sansin yoksa askin da yok.Zaten bir sey iyi gitti mi hersey iyi gidiyor,birsey kötüye giderse hersey kötü.Sansin varsa sinavda sorular calistigin yerden cikar tesadüfen gittigin bir yerde bir cocuktan hoslanirsin flörtlesirsiniz paran olur gider sezonsonunu beklemeden gönlünce alisveris yaparsin spora gidersin cok yersin kilo almazsin falan.
Mesela bunun böyle oldugunu bir tek ben düsünmüyorum,fransizca ogretmenim de buna katiliyor.Bazen bir sinava hazirlanirken herseyi bilmen gerekmiyor ve yetmiyor,eger sansliysan hersey oluyor.Ben sevsem bile sevilemem istesem yapamam calisirim kazanamam.Keske 6.hislerim güclü olmasaydi adece birazcik sansli olsaydim hayat konusunda.Cevremde herkes dört ayak üzerine düserken ben illa ki bir bacagimi kirarim kasimi gözümü yararim kolumu incitirim herseyden en fazla yarayla agriyla siziyl ben cikarim.
Sanirim git gide daha da nasirlasiyor kalbim,daha az yaralaniyor daha az inciliyor.
Nede olsa insan bagisiklik kazaniyor.